Sosyal Eğitim De Ne La?

Eğitim sistemleri, her ne kadar bizde sadece öğrencilere 1-2 teknolojik alet kullandırırak olsa da, sürekli değişiyor ve gelişiyor. Daha önce size Gençlere Umut Atölyesi‘nden bahsetmiştim. Atölyede ne yapmaya çalıştığımızı düşünürseniz “gavur yapıyor” mantığından kurtulmak için daha 40 bin fırın ekmeğe ihtiyacımız olduğunu görürsünüz zaten. Yine de sosyal eğitim denen olguyu irdelemekte fayda var.

Çevrim içi eğitim gelişirken, akademisyenlerinin de  sosyal medyanın ekmeğini yediğini görüyoruz. Araştırmalara göre üniversite eğitmenlerinin %41′inin sosyal medyayı bir eğitim aracı olarak kullanıyor. MBA öğrencisi olarak “darısı başıma” demesen geçemiyorum, tezi “dijital pazarlama üzerine yazacağım” dediğimde uzaydan gelmişim gibi bakıyorlar zira.

Tabii gavur yapıyor bunları, Pearson Learning Group’da grafikleştiriyor. Araştırma sonuçları şöyle;

Görüşülen 8 bin üniversitedeki akademisyenlerin %41′i sosyal medyayı aktif olarak bir eğitim platformu olarak kullanıyor. 2012’de bu oran %34’ken %7’lik artış oldukça ciddi bir rakam aslında.

 

Facebook, Twitter ve LinkedIN kullanımı zaten Allah’ın emri. Buna blog ve podcast de eklenince baya sosyal eğitim olgusu çıkıyor meydana. Hakkını yemeyeyim sadece 3 blog girdisi olan bir hocam 289732 yıldır blogundaki bir yazıyı örnek almamız için kasıyordu. Statik blog mantığına girmiyorum, blog yazısı olması bile bir mucize.

Yüzyüze eğitim elbette önemli ancak gençlerin aklı Twitter’da ne konuşulduğundaysa, dersi oradan yürütmek de akıllıca bir çözüm olabilir. Ama işte bize 40 bin fırın ekmek lazım; tüm öğrencilerin tableti ya da kişisel bilgisayarı olacak da, internet sınıflarda hızlı ve ücretsiz olarak sunulacak da, hocanın Twitter hesabı olacak da…

İşte Hintliler uzaya çıkarken bizde anca kızlı-erkekli eğitim derdi…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir