Gençlerin Gözünden Sosyal Medya

Facebooktwitterpinterestlinkedininstagramfoursquare

ABD’deki üniversiteli gençlik arasında yapılan araştırmalar, gençlerin sosyal medyayı pazarlamacılardan çok daha farklı algıladığını ortaya koyuyor. Her ne kadar alışkanlıklarımız konusunda muhafazakar olsak da, Türk gençlerinin de yakında trendlerin bir bölümünü yakalayacağı aşikar. Bu sebeple 30 yaş üzeri pazarlamacıların bu yazıyı çok iyi okumaları gerek.

Facebook

Facebook onlar için artık arada bir girmek zorunda kaldıkları bir mecradan ibaret. Nedeni belli, 7 sülaleleri orada. Her ne kadar Facebook sahibi olmamak hala “garip” gelse de, ortaokuldan sonra düzenli kontrol alışkanlıklarını kaybettiler. Facebook’ta hala ilgilerini çeken tek şey gruplar. Bunun bir sebebi, Newsfeed algoritmasının karışık olması ve Newsfeed’de taciz eden reklamlar. Açıkçası tüm Türk gençleri adına konuşamam ancak ben de Facebook’ta çok farklı bir şekilde vakit geçirmiyorum. Kendi profilimde paylaştığım çoğu içerik bile gruplardan alıntı oluyor.

Facebook’un bir diğer işlevsel alanı da Messenger. Yurt dışında kesinlikle Whatsapp’tan daha yaygın. Yine, tanımadığın ya da yeni tanıştığın biri hakkında bilgi edinmek için en güzel kaynaklardan biri hala Facebook. Bunda, birinden telefon numarası istemenin, Facebook’tan eklemeye nazaran daha zor olması da etkili diyebiliriz.

Instagram

Instagram en çok kullandıkları sosyal medya ağı diyebiliriz. Kullanmak burada önemli bir kelime zira aktif olarak içerik ürettikleri anlamına geliyor. Facebook’ta 2 bin arkadaşı olan bir insan, koyduğu fotoğraflara 30-40 like alırken, Instagram’da 300 takipçili insan bile 50-60 like alıyor. (Bizim like alışkanlıklarımız arkadaşlarınkinden farklı, bizde eski usül “o seni likeladı mı ki sen onu likelayasın” gibi bir mantık işliyor. Genetik mirasımızdan kurtulabilmiş değiliz.)

Instagram’ın bu kadar popüler olmasının en önemli sebebi, seni başkalarına ispiklememesi. Yani istediğin içeriği likelayabilir, çoğu zaman da kimseye yakalanmayabilirsin. Aynısı yazılan yorumlar için de geçerli. Yine benzer bir şekilde; o beni takip ettiyse ben de onu etmeliyim diye bir kuralı yok. İstediğin insanları takip ediyosun.

Bir önemli nokta da içeriğin daha kaliteli olması. İnsanlar içeriği üretirken vakit harcıyorlar, filtreler koyuyor, kırpıp biçiyor, üzerine stickerlar ekliyorlar. Instagram’daki bir başka kural da, geceyi özetleyen 1-2 fotoğraf konulması. Facebook’taki gibi albüm açıp, insanları 60 fotoğrafta tek tek taglemek yok. Linklerin çalışmaması da bir başka güzellik, uğraşsalar da spam içerik gönderemiyorlar!

Ve en önemlisi, anneler henüz Instagram’ı işgal etmedi 🙂

Twitter

Twitter’ı hala anlayabilmiş ve uygun içerik üretebilmiş değiliz. Neticede Günaydın mesajlarından geçilmiyor hala. Twitter kullanan kitle ikiye ayrılıyor, birileri psikopatlar gibi içerik üretirken diğerleri sadece izleyerek RT ve FAV butonlarına basıyorlar.

Twitter’ın artık en büyük dezavantajı Facebook arkadaşlarını bulmak gibi opsiyonunun kalmamış olması. Üşeniyor insan tanıdığı herkesi bulmaya.

İçerik üretenlerin içerisinde de 3 grup olduğunu söylemek mümkün: kendini anlatıp devamlı söylenenler, patronunun tweetleri göreceğini düşünerek uygun tweetler atmaya çalışanlar ve başkalarının içeriklerini paylaşanlar.

Snapchat

Gençler kesinlikle delisi ancak benim yaş grubumu saramıyor bir türlü. Ben işim gereği tecrübe etmek zorunda olmama rağmen yüklemedim, mecbur kalmadıkça da yüklemeyi planlamıyorum. Ancak gençler için çok farklı bir yeri var Snapchat’in. Snapchat içerikleri bir süreci baştan sona anlatıyor, giyinip süsleniyor, dışarı çıkıyor, yemek yiyor, dans ediyor, içiyor ve sabahında da baş ağrısı çekiyorsunuz. İşte bu sürecin tamamı var Snapchat’te. Kısacası insanların tamamen özgün oldukları tek mekan diyebiliriz.

Takipçi sayısı gibi sosyal medya baskıları da yok üzerinde, aksine zaten en rezil hallerini göstermekten gocunmayacağın arkadaş kitlen var. Dolayısıyla “çok sıkıldıııııım” yazman hiç ama hiç anormal değil.

Benim neslim özenip bezenmeye alıştığı için sevmiyoruz sanırım Snapchat’i. O kadar uğraştığın bir içeriğin kaybolması kadar kötü bir şey olamaz 🙂

sosyal medya dövizTumblr

Twitter’da anonimlik artık hayal ama Tumblr anonim kalabildiğin yegane yerlerden biri. Ben aktif hesabı olmayan ama blogları sürekli takip eden kitledenim. Reblog bile yapmadan istediğim türde içerikleri görebiliyorum. Login olmama dahi gerek yok!

Bu sebeplerle, Tumblr’ın “yargısız alan” olduğunu söyleyebiliriz. Yakalandıysan kurtulman bir URL değişikliğine bakıyor. Sosyalleşmenin had safhada olduğunu söyleyemeyiz ancak seninle aynı konularla ilgilenen insanları, dünyanın dört bir yanında olsalar da yakalaman çok kolay.

Yik Yak

Daha önce Yik Yak’a dair sosyal medyada attığım postlar oldu. Henüz bizim ülkemize açık değil (hatırlayın, bir zamanlar Facebook’ta değildi ve hepimiz Xuqa’daydık), ancak global yolculuğuna başladığında bizde de sevileceğini düşünüyorum. Üniversite öğrencilerinin tamamı Yik Yak’ta ve istatistik diye bir şey yok. En komik içerik her zaman en tepede ve içeriğin arkasında Kim Kardashian mı var yoksa 5 yaşındaki bir velet mi bilemiyorsun! Tabii öğrencileri cezbetmesinin bir dezavantajı da var, okullar tatilken Yik Yak hiç kullanılmıyor. Kısacası öğrenciler için dersten kaçabildikleri bir alan diyebiliriz.

Medium

Blog yazmak için kullandıkları bir mekan Medium. WordPress bir şekilde fazla sofistike geliyor. Elbette Tumblr da bir opsiyon ama Medium enteresan bir biçimde kullanıldı mı bırakılamayan cinsten. Bunun en önemli sebebi “öneriler” sunması. WordPress’te olmayan bu özellik ve basit bir “takip etme” butonu ile kendine bağlıyor Medium. Tek handikapı ise içeride sadece ergenlerin olması 🙂

YouTubeb2b-dijital-pazarlama

Dünyayı değiştiren site. Herkes kullanıyor ve herkes her gün ziyaret ediyor. Youtube’u kaale almamak gibi bir opsiyonumuz olamaz. İçerikler sadece eğlendirici değil aynı zamanda öğretici de, üniversitelilerin çoğu ders çalışmak için Youtube’dalar.

Vine

Bizim ergenler kesinlikle bayılıyor. Yeni nesil ünlüler hep Vine fenomenlerinden çıkıyor; reklamlarda ve filmlerde başrolü kapıyorlar. Yine de içerik üretme oranı düşük, çoğu insan izleyici konumunda ve içerikleri Vine’dan takip etmek pek de tercih edilmiyor, “En İyi Vine İçerikleri” temalı Facebook, Twitter, YouTube ya da Tumblr hesapları daha çok takip ediliyor.

Reddit

Dünyayı kasıp kavuruyor, bizde de az yaygın değil. Obama bile Reddit üzerinden kitlesine ulaşıyor, tıpkı Kılıçdaroğlu ve CHP’nin bu aralar Ekşi Sözlük’te yaptıkları işler gibi. Dünyanın dört bir yanını birbirine bağlaması açısından güzel bir site Reddit ama ben sadece lazım oldukça kullanıyorum zira estetik gelmiyor 🙂 Orijinal içerikler kadar, yorumların da  bu kadar takip edildiği tek yer 9GAG herhalde.

Google+

Her yere paylaştım, sosyal medyada burayı da atlamayayım mantığıyla kullanılan bir yer Google+. Fotoğraf yüklemek ve Hangout’lar açısından ilgi çekici ancak sadece lazım olduğunda kullanılıyor. Yakın bir zamanda Google’ın tüm diğer ürünleriyle birleştirilirse daha iyi olacak diye düşünüyorum. Yani Drive’a yüklediğim bir döküman için, GroupMe’de dökümanı ilgilendiren diğerleriyle konuşsam, gerekirse Hangout ile ekran paylaşarak dökümanı düzenlesem ve tüm bu süreç Gmail hesabımda loglansa, harika olmaz mıydı?

Plague

Bizde yaygın olmayan ama ABD’yi kasıp kavuran uygulamalardan biri. Çok fazla PR yapmıyorlar, dolayısıyla hakkında haber bulmak bile zor. Tinder gibi sağa sola çekme mantığıyla çalışıyor. İçeriği paylaş ve isteyen beğensini, istemeyen beğemesin. İçeriklerin viral olarak yayılması için ideal olsa da bir handikapı da var. Kullanmadığında bile konum bilgisi almaya devam ettiği için tam bir şarj katili.

Ello

Ello reklamın olmadığı ve sana ait bilgilerin satılmadığı tek sosyal ağ. Davet sistemiyle işlemesi büyük bir dezavantaj zira büyümesi çok yavaş. Kullanıcılar şöyle bir manşetleri okumak için kullanıyorlar ve anında çıkıyorlar.

sosyal-medya-haritaTinder

Tinder. Hızlı ilişkiler için tek adres oldu bile. Her ne kadar benim gibi amacı dışında kullananlar olsa da (bilen biliyor; erkek arkadaşımla Tinder’da tanıştık ve geçtiğimiz hafta ilk yılımızı sorunsuz kutlama şerefine nail olduk) kadın erkek demeden herkesin kullandığı en tirajlı one night stand uygulaması. Üstelik yaratıcı tavlama cümleleri sebebiyle de oldukça eğlenceli 🙂

Tinder pazarlamacıları cezbetmiyor gibi görünse de çok başarılı kampanyalar yapıldı bile. Benim gönlümü fetheden kampanya, bir hayvan barınağının bünyesindeki tüm kedi ve köpeklere profil açarak sahiplendirme yaptığı kampanya oldu 🙂

Swarm

Swarm, Foursquare’den ayrılarak hazırlanmış bir uygulama. Reklamları rahatsız etmediği için hala deliler gibi kullanılıyor, üstelik kim hangi semtte görme şansın da oluyor. Yine de yabancılar Swarm yerine Instagram’da geotag yapmayı tercih ediyorlar.

Quora

Quora bizde nimetleri pek bilinmeyen ancak benim çok sevdiğim ağlardan biri. Yine ünlüleri Quora’da görmek oldukça basit. Soruyor ve cevaplar alıyorsun. Game of Thrones’un yeni sezonuna dair teorilerden tut MS hastalığının neden iyileştirilemediğine kadar onlarca soru sorabilir ve gerçekten sana yardımcı olacak cevaplar alabilirsin.

Diğerleri

Bizim için önemli olsa da, ergenleri cezbetmeyen diğer ağlar ise şöyle:

  • LinkedIn —  Hesap açmak zorundalar dolayısıyla açtılar.
  • Pinterest— Biraz sanatsal bir perspektife ya da dişi bir göze sahip olanlar orada sadece.
  • Kik— Twitter’daki insanlara mesaj atmak için kullanılan bir uygulama gibi. Kimsenin iplediği yok.
  • WhatsApp— ABD’de yaygın değil ancak ABD’liler yurtdışındaki arkadaşları ile konuşmak için kullanıyorlar. Avrupa ve Ortadoğu’da ise oldukça yaygın. İş dünyasında bile, maile cevap vermeyeni Whatsapp’tan taciz ediyorlar.
  • GroupMe— Bizde yaygın değil ancak üniversiteliler arasında grup mesajlaşması için tercih edilen bir uygulama.
Facebooktwitterpinterestlinkedininstagramfoursquare

One thought on “Gençlerin Gözünden Sosyal Medya

  1. Başarılı bir yazı, benimde bu konularla pek alakası olmayan ama değinmek istediğim bir şey var. Ahlaki açıdan baktığımızda günümüzde para kazanmak Sosyal Mecralar üzerinden kişilik satarak çok kolay olabiliyor. Bu sebepten ötürü gelecek nesilde aşırı bir ahlak erezyonunu ön görmek için nostradamus olmaya gerek yok. Bu sebepten ötürü Sosyal Ağlar kendilerine Google’ın yaptığı başlangıç gibi çeki düzen verip hedef kitlelerini arttırmak yerine, daha fazla kullanıcıya ulaşmak yerine kendilerini çöplük olmaktan kurtarmalılar.

    Bu alakasız yorumu da buradan yaparak sizlerin vaktini çaldığım için kusura bakmayın. Saygılar…

Bir Cevap Yazın