Büyük Sorunlar, Küçük Hesaplar

Facebooktwitterpinterestlinkedininstagramfoursquare

Bir süredir ilişkilere, psikolojiye falan girmiyordum. Madem burası bu horozun çöplüğü, ötmeye karar verdim artık.

Dünyada iki türlü insan var; dominant ve resesif. H’ah işte bu dominantların da iki türlüsü var, egolu ve egosuz olanları. Ego hepimizde var ama bazılarımız egolarını bir kenara bırakarak da kitleleri peşinden sürükleyebiliyor. Tarihte örneği çoktur bu mütevazı kralların, patronların, askerlerin hikayeleri. Bir de egosundan şişen liderler var, sonları malum; Stalingrad.

İşte benim garezim bu ikinci türdeki liderlerle. Genellikle bilmeyi kendine yediremeyen, bildiklerinden şişen egolarıyla bir “en çok bana soracaksınız, saksı değilim ben” havası hakim bu insanlarda. Bazıları sinsi, açık açık çıkıp bana neden sorulmadı yerine “sen neden inisiyatif kullandın” diyor, seni suçlu gösteriyor.

Belge fetişizmi olan bir halkız biz, bu sebeple belge görünce niyetölçerlerimizi bile bir kenara bırakabiliyoruz. Hemen yaftalamalar, karalamalar. Sayın padişahımız da bu liderlerden, belgeleriyle vurdurma çabası hep. Camide içki içip, grup seks yaptılar diyor, belge sunuyor, belgeyi çürütsen de birileri peşinden gidiyor. Bunlarla temiz temiz savaşmanın yolu yok. Bunlarla olan savaş kanlı ve kirli, bunu göze alacaksın. Ancak bunu yaparken akıllı da davranacaksın, o sinsiyse sen kedi gibi olacaksın, yürürüken çıt çıkarmayacak bir anda saplayacaksın o patileri.

Ne kadar şizofrenik değil mi? Ben, biricik sevgi kelebeği, manipülasyon taktikleri peşindeyim. İşte bundan hep, bu egolar yüzünden.

Sen kıçını yırtarsın, sanki maaş veriyolarmışçasına çalışıp çabalarsın, egoistin biri çıkar, ortalığın içine eder ve çekip gider. Yok öyle yağma, yedirmem ben emeğimi, enerjimi yar etmem sana. Uğraşırım, üstelik senin yöntemlerinle.

İyi bir insan olmakla mükellef değiliz hepimiz, ancak bir şeyler başarmak adına egolarımızı soyunup giriyoruz bazı ortamlara. Çırılçıplak. Eh adam vurunca kırbacı, canın yanıyor haliyle. Ama işte tırnaklarım da var benim, dişlerim de. Isırırım, tırmalarım ama karşı koyarım arkadaş.

Gezi’yle beraber çok önemli misyonlar yüklendi benim jenerasyonuma. Şişirildik. Aslansınız, kaplansınız, kesseler acımaz dediler. Şimdi bunu diyenler, istedikleri olsun diye, kesme peşinde. O fotoğrafları croplatmam arkadaşım! Sanıyorsun ki o gazı senden aldım, ondan şişindim. Ben o gazı yedim, iliklerime kadar soludum hepsini. Senden bulmadığım bir gücü alamazsın elimden, önce bunu anla.

Susmamaya karar verdim ben, artık agresifim. Eski dostlara selam olsun, the ayarmatör geri döndü. Gak diyene çemkireceğim, guk diyene vereceğim ayarı. Bizim de bir sabrımız var, yettiniz be! 1984’ün The Big Sister’ı geri döndü! Umurumda değil 65 yaşında olman, bu sürekli bana dayatma hakkını vermiyor sana. “Öneri” dediklerinin, BİR TEK SENİN UMURSADIĞIN DAYATMALAR olduğunu anlamadığın sürece çemkireceğim. Hakkını yediğin her arkadaşım için tırnaklarımı geçireceğim, çirkefleşeceğim ve sen ne olduğunu anlamayacaksın bile…

 

 

Facebooktwitterpinterestlinkedininstagramfoursquare

Bir Cevap Yazın